motel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
motel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2008-04-11

DİDİM!!!




Didim Aydın'a bağlı yeni yeni gelişme ve büyüme gösteren tatil beldelerinden bir tanesidir.
Bu belde alabildiğine sarı kumları arasında keyifli dakikalar yaşayacağınız bir yerdir.
Burada tarihi ve kültürel özellikleri oldukça büyük olan kahinlerin yaşadığı düşünülen Apollo Tapınağı, filozoflar bölgesi olan Milet, bir doğa harikası olan Bafa Gölü, İyonyalıların toplantı merkezi olan Pirene ile göz dolduran bir tatil beldesidir.

Didim’de bu kadar tarihi eserin arasında keyifli dakikalar geçirirken bu eserlerin yapılış hikayeleri ve efsaneleri sizi fazlasıyla heyecanlandıracaktır. Didim’in tarihi, kültürel yapıları dinlenmek ve eğlenmek adına bulunan mekanları, güneşin tadını çıkartmak için sere serpe uzanabileceğiniz altın renkli kumsalları ve bu bölgede tatil yapmak için oldukça yüksek meblalarda para harcamanız gerekmiyor olması da keyfili bir tatil geçireceğiniz en büyük ispatı olsa gerek!
APOLLON TAPINAĞI
Didim’de bulunan bu tapınak dünyanın en önemli 3. tapınağıdır. M.Ö Zeus’un oğlu olan Apollo adına Branhid kahinler için yaptırılmış. M.Ö yıllarda bir çok tahribata uğrayan tapınak en son olarak Romalılar zamanında yeniden yapılmıştır. 124 sütunla çevrili olan bu yapıt bir çok bölümden oluşuyor. Tapınağın oldukça eski zamanlarda yapılmış olması kadar içinde bulunan heykeller ve eserlerde tapınağa apayrı bir özellik katmaktadır. Bu tapınağın hiçbir zaman tamamlanmamış olması da ilk olarak akıllara şu soruyu getiriyor. Tamamlanmış olsa bundan güzel olabilir miydi acaba?
Apollon tapınağının bir diğer özelliği ise, bu tapınak adına üretilen efsanelerdir. Bu efsanelerin ortaya çıkmasının en büyük nedeni ise bu tapınağın M.Ö’ki yıllarda kahinlerin yaşadığı yer olarak bilindiği için bu tapınağa ait efsanelerde oldukça ilginç doğrusu! Tapınağı gezerken etrafınızı incelerken bir yandan da bu efsaneleri dinlemek oldukça heyecan verici olacaktır.

MiLET
Didim’in sadece 3 kilometre uzağında olan Milet, zamanının en önemli filazoflarının yaşamış olduğu bir kent olarak ünlenmiştir. Kentin tarihi M.Ö 2000 yılına kadar dayanmaktadır. Kent savaşlar dolayısıyla bir çok tahribata uğramış. Persler’in kazandığı savaş sonunda yıkılan kent, Perslerin Mykela savaşında yenilmesi üzerine yeniden yapılmıştır. Oldukça büyüleyici bir yapı düzeni olan Milet’te o zamanlarda yaşamış olan ve tarihin ilk kent plancısı tarafından Hippodamos’un geometrik planı uygulanarak yapılmıştır.
Milet’te bulunan tiyatro hala gezilen bir andır. Yaklaşık 1500 kişilik olan tiyatro birçok turistin gezdiği alanlar arsında yer almaktadır. Burada bulunan bir çok eser şu anda Milet Müzesinde sergilenmektedir. Milet’i gezdikten sonra da müzeyi gezmek içinde vakit ayırırsanız oldukça farklı ve tarih dolu bir gün geçirebilirsiniz.

PRiENE
Priene “hisar yurdu” demektir. Pirene’nin en büyük özelliği 12 İyon kentinin toplantı merkezi olan “Panionion" Priene sınırları içerinde olmasıdır. Zamanında iki limanı bulunan Pirene oldukça önemli bir merkezmiş, ancak zamanla Menderes Nehri’nin körfezi doldurması ile liman şehri olmaktan çıkarak önemini kaybetmiştir. Şimdilerde ise turistlerin oldukça önem verdiği bir yer olan Priene Didim’de görülmesi gereken yerler arasında yer almaktadır.
Bafa Gölü: Didim’e 30 kilometre uzaklıkta olan Bafa Gölü, Söke Ovasının Menderes’ten gelen alüvyonlar sayesinden dolmasından dolayı Ege Denizinin bir parçası olarak kaldı. Üzerinde iki tane ada bulunan gölün etrafı zeytin ağaçlarıyla çevrilidir. Doğal güzelliğinin olmasının yanı sıra bu göl balıkçılık adına oldukça önemli bir yerdir. Burada tutulan balıkları sevimli restoranlarda tadına bakmak keyifli olacaktır. Ayrıca Bafa Gölü ve çevresi için kuş cenneti diyebiliriz. Nesli tükenmekte olan bir çok kuş çeşidine ev olmuştur. Bir yanda zeytinlikler bir yanda kuşlar böcekler, deniz, güneş.... tatilin keyfi olsa gerek!
CENNETTEN BİR KÖŞE "ALTINKUM"
Altınkum: Bu kumsalın rengini altın sarısı olmasından dolayı, bu sahillere Altımkum denilmektedir. Didim’in ve hatta Ege’nin en güzel sahillerinden bir olan Altınkum’da dilediğiniz gibi güneşin ve denizin tadını çıkarabilir, dalış yapabileceğiniz merkezlere gidebilir.

(Dalış tutkunları için bir diğer önemli nokta ise Tekağaç Burnu’dur. Burası hem su altının gizemi hem de tarihi batık bölgesi olduğu için ilgi çekicidir.)
Altınkum’un çevresinde bulunan büfelerde öğle yemeklerinizi yiyebilir geceleri düzenlenen müzikli eğlencelerde sabahlara kadar eğlenebilirsiniz. Altınum’un çevresinde bulunan bir çok otel, pansiyon ve çeşitli konaklama imkanlarıyla Altınkum tam size göre...

DİDİM'DE DAMAK TADI
Ege mutfağının vazgeçilmezi olan ve her yemeğe lezzet katan zeytinyağıdır. Didim’de Omletten sebze yenmeğine, balıktan salataya kadar her yemekte saf zeytinyağının tadını bulabilirsiniz. Unutmayın ki Ege insanlarının uzun ömürlü olması, oldukça sağlıklı ve güzel olmaları tükettikleri zeytinyağlarından dolayı olduğu söylenmektedir.

Bafa Gölü
Didim’de güneşli bir sabahta yeni bir güne merhaba derken, mükellef kahvaltı sofranızda sizi karşılayacak olan bir tabak zeytinyağına sakın şaşırmayın! bu durumda yapacağınız tek şey, çıtır çıtır ekmeğinizi zeytinyağına batırıp, afiyetle yemeğinize devam etmek olacaktır.
Tabii ki de Ege denilince akla gelen ilk yiyecek deniz ürünleridir. Didim’de de deniz ürünlerinin bolluğu sizi şaşırtmasın! Didim’de hem denizden hem de Bafa Gölü’nden tutulan çeşit çeşit balıkları afiyetle yiyebilirsiniz. Ayrıca Didim merkezde ve Bafa Gölü’nün etrafında bulunan restoranların uygun fiyatları da yemeklerinizi daha da keyifli geçirmenizi sağlayacaktır.

ALIŞVERİŞ
Evinize sağlığı taşımak için
Didim’den evinize sağlığı taşımak isterseniz, buradan zeytin ve zeytinyağı satın almalısınız. Ancak daha kalıcı ürünler satın almak isterseniz o zaman size Didim’de gezeceğiniz tarihi yerlerin minyatür birer heykellerini almanızı öneririz.
Ancak mağazalardan şık bir şeyler satın almak isterseniz bunun için Altınkum’da bulunan mağazalardan ve merkezde bulunan dükkanlardan ihtiyacınız olanbir çok şeyi satın alabilirsiniz.
Bu yöresel ürünlerin dışında bir diğer satın alacağınız şeyler kültür yuvası olan bu beldede gezeceğiniz Apollon Tapınağı, Milet gibi eserlerin minyatür kopyalarının satın almak oldukça keyif verici olacaktır. Ayrıca bu bölgede bir çok şık mağazayı da bir arada bulabilirsiniz.

DİDİM'DE EĞLENCE
Didim’de oldukça sade ve doğal bir gece hayatı vardır. Burada bulunan eğlence merkezleri genellikle otellerin ve Altınkum’un bulunduğu alanlardadır. Buralarda keyfinize ve eğlence zevkinize göre mekanlar bulabilirsiniz. İster plajda keyifli dakikalar geçirin, ister bir balık restoranında isterseniz de ir barda gönlünüzce eğlenin artık seçin size kalmış.

DİDİM’E ULAŞIM
Didim bir çok tatil beldesine yakınlığı ile ilgi çekmektedir. Yakın yerlere ister günübirlik geziler yapabilir, ister koylara tekne turu yapabilir isterseniz de bu bölgelere bir gece konaklayarak tatilinize yeni yerleri de eklemiş olursunuz. . Didim Kuşadası’na 73 kilometre Söke’ye 53 kilometre Aydın’a 106 kilometre Bodrum’a ise 110 kilometre uzaklıktadır.

2008-03-23

ANTALYA'DA TATİL!!!!!

Doğası, tarihi, muhteşem plajları, merkezinden birkaç kilometre uzaklaşınca ulaşabileceğiniz çok sayıdaki tatil beldeleriyle sizi güzel bir tatile çağırıyor.
Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda bulunan bulgular, Karain Mağarası'nda bundan 50.000 yıl önce insanların yaşadığını kanıtlamıştır. Karain Mağarası Türkiye'de içinde insanların yaşadığı en büyük mağaradır.

GEZİLECEK YERLER
Antalya Müzesi: Müzede 13 tane salon var. Kronolojik ya da konularına göre sınıflandırılmıştır. Müzede jeolojik zamanlara ait çeşitli fosillerden, M.S. 4. yüzyıla kadar, değişik kültür evrelerini içeren eserleri görebilirsiniz. Ayrıca müzede, ülkemizde ilk defa uygulanan bir bölüm olan, "Çocuk Müzesi Bölümü" açılmıştır. Çocukların müzelere ilgisini arttırmak için yapılan bu bölümde çocuk oyuncakları, kumbaralar bulunmaktadır.

Düden Şelalesi: Güneşli bir yaz gününde Düden Şelalesi'nin gürül gürül akan sularında piknik yapmanın keyfini çıkarın.

Kurşunlu Şelalesi: Suların içine kurulan masalarda, ayaklarınızı buz gibi şelale sularında serinlerken bir yandan da enfes alabalıklarının tadına bakmalısınız.
Aspendos: Antik devirden kalan ve dünyanın en iyi korunan tiyatrosudur. Bölgede olan birçok depreme rağmen Aspendos bütün ihtişamıyla hep ayakta kalmıştır. İ.S. 2. yüzyılda Aspendos'lu mimar "Zenon" tarafından yapılmış olan tiyatronun, mükemmel akustiğinin sırrı hala çözülememiştir. Aspendos adına çok sayıda efsaneler üretilmiş, ama yapılışı da bir sır olarak kalmıştır. Tiyatronun 10-12 bin kişilik kapasitesi, son yıllarda yapılan etkinliklerde 20 bin kişiye kadar çıkarılabildiğini göstermiştir.

GÜNEŞLENMELİSİNİZ
Antalya'nın çoğu yerinde denize girebilmek için falezlerin geçit verdiği basmaklardan ulaşabilme imkanınız var. Ama kumsal arıyorsanız, Konyaaltı ve Lara plajı, yörenin en önemli plajlarındandır. Antalya geznizde, Konyaaltı'nda ki Beach Park'a mutlaka uğrayın. 2,5 kilometre sahil boyunca 13 tane beach clup var. Sahilde kafeler, restoranlar ve yeni açılan Aqualand ile eğlenmek için aradığınız her şey burada bulabilirsiniz.


ANTALYA'DA DAMAK TADI:
Antalya'da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi'nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; "7 Mehmet Restoran'ı" size, Antalya'ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya'nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.
Eğer Antalya'da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara'da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.
Antalya'ya özgü olan kaymak, tahin ve cevizle yapılan kabak tatlısını yemeden dönmeyin.
ANTALYA'DA ALIŞ-VERİŞ:
Alışveriş için Antalya Kale İçi'nde ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle Antalya gezinizi en güzel şekilde hatırlatacak olan patlıcan, bergamot, karpuz reçellerinin tadına bakmanın dışında bir kavanozda yanınıza almalısınız.
Ayrıca yörenin kök boyasıyla yapılan "döşeme altı halıları" kendiniz ve sevdikleriniz için çok güzel birer hediye olacaktır.

EĞLENCE:
Bütün eğlence merkezlerinin kabinin attığı yer Kale İçi'dir. Her zevke uygun mekanları burada bulabilirsiniz. Türkü barlardan, diskolara, dünya standartlarında kafelerden, restoranlara kadar Kale İçi’nde herkese uygun bir mekan bulabilirsiniz.
Antalya'da eğlence mekanlarının bir klasiği olan "Antalya 29" yeni ismiyle "Clup Arma" ziyaretçilerin gözdesi. Yat Limanı ise yine cıvıl cıvıl.
Antalya'da, Kale İçi'nin pabucu ne kadar dama atılır bilinmez ama, eğlence hayatı son yıllarda Konyaaltı’na yavaş yavaş kaymaya başladı.

2008-01-23

"AYVALIK" Gün Batımı Burda İzlenir

Deniz tutkunlarının gözdesi olan Ayvalık’ta yaz-kış bir başka yaşanıyor. Balıkesir’e bağlı bulunan Ayvalık’ta ki rum evlerinin mimarisi, rengarenk akasya çiçeklerinin kokusu, zeytin ağaçları arasında, sahilde ızgara balığın tadını çıkarmak Ayvalığın farkını ortaya koyuyor. Roma, Bizans ve Osmanlı kültürlerinin yaşandığı Ayvalık’ta, bu uygarlıkların izlerini hala daha görmek mümkün. Ayvalık’ta bulunan kiliseler, burada yaşayan uygarlıklardan kalma önemli eserler…
Cunda ya da Alibey Adası olarak bilinen adaya, her saat düzenlenen motor seferleri ile ulaşılabiliyor. Kilise ve manastırların bir araya toplandığı adada bulunan Taksiyarhis Kilisesi kiliselerin en büyüğüdür. Ayvalık’ı açık denizden ayıran Cunda’nın tepesinden boğazın ve adanın muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz.
Cunda’ya gitmişken, sıra sıra dizilmiş olan balık restoranlarında, meşhur Papalina, deniz mahsulleri ve Ayvalık’ın meşhur zeytinyağından yapılmış lezzetli ot yemeklerini denemelisiniz. Adada dikkatinizi çekecek olan Rum evleri, adanın tüm şirinliğine şirinlik katıyor. Çamlık Orman Kampı’nın yukarısına doğru giderseniz eğer, büyük bir kafes içerisinde şeytana ait olduğuna inanılan ayak izini görebilirsiniz.

Eski bir lav birikintisinden oluşan bu bölgenin görünüşünün bir sofrayı andırmasından dolayı buraya “Şeytan Sofrası” adı verilmiş... Bu bölgeden Ayvalık’a tepeden bakabilir, huzur duyacağınız manzaranın karşısında saatlerce oturmak isteyebilirsiniz. Şeytan Sofrası’na güneşin batışına yakın gitmenizde yarar var, o manzara karşısında Ayvalık’a bir kez daha aşık olabilirsiniz.
Sıcaktan bunalmayacaksınız… Ayvalık Akdeniz İklimine hakim olan bir bölge olmasına rağmen, yaz aylarında sıcaktan kavrulup yanmanız mümkün değil. Lodos ve poyrazlara hakim olan beldede yazın sıcaklarında esen İmbat ve Meltem rüzgarları sayesinde serinletici bir havaya hakim olan Ayvalık’ta, kavrulmadan bir tatil geçirebilirsiniz. Ayvalık merkezden 8 km uzaklaştığınızda ulaşacağınız Sarımsaklı, kaliteli tesislerin bulunduğu bir bölgedir. 7 km uzunluğunda kumsal bulunan Sarımsaklı’da balık restoranlarına çok sık rastlayacaksınız. Yine ilçe merkezine 13 km. mesafede olan Altınova’da denize girmek için ilginç bir bölgedir.

Ayvalık gece hayatının nabzını tutan Sarımsaklı’da, tarzınıza uygun eğlence mekanı bulabilirsiniz. Ayvalık'a İstanbul'dan gitmek için öncelikle Balıkesir'e gitmeniz gerekiyor. Balıkesir'e gitmek için ise en kısa yol; Yeni kapı-Bandırma hızlı feribotuyla Bandırma'ya oradan da Balıkesir'e geçmektir. Balıkesir'e gelmişken Susurluk ayranının ve tostunun tadına bakmayı da unutmayın. Balıkesir'den sonra, İzmir yolunun devamında karşınıza çıkacak olan Ayvalık tabelaları ile kolaylıkla yolunuzu bulabilirsiniz. Ayrıca Ayvalık'a bütün illerde kara yolu ulaşımı vardır.
İyi yolculuklar

2008-01-14

Bodrum Bodrum!!!!

Halikarnassos'ta (Bodrum'un eski adı) M.Ö. 484 yılında doğan ve "Tarihin Babası" olarak bilinen HEREDOT'a göre Bodrum Dor'lar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Karya ve Leleg'ler bu bölgeye yerleşmişlerdir. M.Ö.650 yılında Megeralılar gelerek şehri genişletmişler adını da Halikarnassos olarak değiştirmişlerdir. Bodrum M.Ö. 386 yılında Persler'in egemenliğine girmiştir.Halikarnassos en parlak devrini M.Ö. 353 yılında Karya bölgesinin başkenti olunca yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum bu dönemde Kral Mausolos'un anısına kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan Artemisia tarafından yaptırılmıştır.Bodrum M.Ö. 192 Romalıların eline geçmiş ancak bu dönemde önemli bir gelişme göstermemiştir. M.S. 395 yılında Bizaslıların, M.S. XI yüzyılda Türklerin eline geçmiştir. I. Haçlı savaşlarında Bizanslıların, XIV. yüzyılda tekrar Türklerin eline geçmiştir. 1415 yılında Rodos Şövalyelerinin eline geçmiştir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.Cumhuriyetin ilanından sonra adı Bodrum olarak değiştirilmiştir.

Bodrum Kalesi:
Bodrum Kalesi Rodos (St.Jean) Şövalyeleri tarafından 1402 yılında yapılmaya başlanmış ve 1522 yılına kadar yapımı sürmüştür.(Kalenin inşasının başlangıç ve bitiriliş tarihleri konusunda değişik tarihler öne sürülmektedir.) Kalenin, isimleri İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan ve İspanyol kulesi olan 5 ana kulesi vardır. İngiliz Kulesi, Aslanlı Kule olarak; İspanyol Kulesi, Yılanlı Kule olarak da bilinir. Kale 1770 yılında Rus donanmasının saldırısına uğramıştır.Padişah II. Abdülhamit zamanında bir hapishane olarak kullanılmıştır.En ünlü kalebent, Halikarnas Balıkçısı olarak tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı'dır. Kale 1915 Fransız bombardımanından sonra terk edilmiştir.1964 yılında Bodrum Kalesi, Müze Müdürlüğü olmuş, 1979 yılından beri Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak adlandırılmıştır. Camiye çevrilen Şapel içerisinde M.S. 626 yılında batan Doğu Roma (Bizans) Gemisinin eserleri sergilenmektedir.1958 yılında sünger avcısı kaptan Kemal Aras tarfından bulunan geminin kıç bölümü Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ve INA uzmanlarının çalışmalarıyla 1/1 ölçeğinde yapılmıştır.Serçe Limanı Cam Batığı Salonunda, 1025 yılında batan teknenin kendisi sergilenir. Bu tekneden 3 ton kırık ve sağlam cam çıkarılmıştır. Dünyanın en büyük İslam cam kolleksiyonu burada sergilenmektedir.Fransız kulesinin hemen yanındaki Baltalı kulede Büyük İskender'in manevi annesi , Satrap Mavzolos'un kızkardeşi olan Karya'yı M.Ö. 344 - 341 yıllarında yöneten Karya Kraliçesi Ada'nın mezar buluntuları sergilenmektedir. Kraliçe Ada'nın kafası İngiltere'de Manchester Üniversitesi, Tıpta Sanat bölümünde etlendirilmiştir. Kraliçe Ada'nın mankeni bir niş'de ayakta durur vaziyette sergilenmektedir.

Mausoleum: Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Mausoleum'un yapımına Karya Satrabı Mavsolos zamanında (tahmini M.Ö.355) başlanmış ölümünden sonra kızkardeşi, aynı zamanda karısı olan Artemissia yapımına devam etmiştir.Bu eser İon düzeninde 36 sütünun süslediği orijinali 46 metre yüksekliğinde olan ve tepesinde bir zafer arabası bulunan 21 basamaklı bir piramidin taçlandırdığı dev bir anıt mezardır.M.S. 13 yüzyıla kadar korunan antik mezar önce bir depremle yıkılmış daha sonrada taşları Bodrum Kalesinin yapımında kullanılmıştır. Ayrıca bu mezara ait birçok kabartma ve heykeller 1856 yılında İngiliz Arkeolog C. Newton tarafından British Museum'a götürülmüştür. Bu yüzden bu anıta ait eserlerin çoğu British Museum'da, ancak çok az bir kısmı Bodrum'da sergilenmektedir.

Antik Tiyatro:
Helen döneminden günümüze gelen önemli kalıntılardan biridir. Kapasitesi 13.000 kişiliktir. 3 ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar Sahne, Orkestra ve Oturma yeridir. Bina uzun dikdörtgen bir yapıdır. Her iki uçta oyuncuların gireceği birer kapı bulunmaktadır. Bunlardan başka 3 ana giriş kapısı bulunmaktadır.1973 yılında yapılan kazılardan sonra açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.




Mindos Kapısı:Halikarnassos'un iki giriş kapısından biri olan Mindos Kapısı Bodrum'un Batı tarafındadır.Günümüze kadar sadece duvar kalıntıları kalmıştır. Turkcell'in sponsorluğunda kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir.Büyük İskender şehri kuşatmaya M.Ö.333 yılında bu kapıdan girmiştir. Çok zorlu bir direnişten sonra şehri fethetmiş ve Mausoleum hariç tüm şehri tahrip etmiştir.