2008-11-30

Dünya'nın en pahalı şehirleri






















New York'ta bulunan bir danışmanlık kuruluşu dünyanın en pahalı şehirlerini belirledi. Rapora göre, bu yıl İstanbul pahalılıkta tam 15 sıra birden yükseldiRusya Federasyonu'nun başkenti Moskova, bir ülkede yaşayan yabancılara yönelik dünyanın en pahalı kentleri sıralamasında üst üste üçüncü kez ilk sırada yer aldı.
İki sıra yükselen Japonya'nın başkenti Tokyo ise Londra'yı geride bırakarak ikinciliğe yükseldi.
Listede Moskova ve Tokyo'yı sırasıyla Londra, Oslo ve Seul izliyorBir zamanlar dünyanın en pahalı kentleri arasında yer alan New York, bu yıl listede 22 liğe düştü New York'un hemen arkasında 23 sırada ise bu yıl listede 15 sıra yükselen İstanbul yer aldı Doğu Avrupa ülkeleri, Brezilya ve Hindistan'daki kentlerin de listede yükseldiği gözlendi.

Merkezi New York'ta bulunan danışmanlık kuruluşu Mercer Human Resource Consulting'in araştırması tüm kıtalardan 143 kenti, barınma, ulaşım, gıda ve giysi gibi 200'den fazla gideri hesaplayarak sıralandırıyor Şirketten yapılan açıklamada, Moskova'nın ilk sıradaki yerini korumasına neden olarak, Rus Rublesi'nin Amerikan Doları karşısında değer kazanması ve kentte barınma maliyetinin artması gösterildi.

Giderek daha da pahalı bir kent olan Moskova'da bir fincan kahve bahşiş dahil yaklaşık 13 YTL'ye içiliyor.

2008-11-01

Dünya Cennetleri



































































1-İspanya 2-iskoçya 3-ingiltere 4-Fransa 5-Meksika 6-Almanya 7-Fransa
8-Tahiti 9-Avusturya 10-Alaska-usa(a.b.d) 11-Akdeniz

2008-10-02

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

Bir yanda uçsuz bucaksız çöller bir yanda ise modern bir hayat, sizi fazlasıyla büyüleyecek...

GEZİLECEK YERLER
BAE tam anlamıyla petrolü bulduktan sonra kendini aşmış bir ülke, buranın güzelliklerini görünce bir zamanlar çöl olduğunu ve bu ülkede aç susuz bedevilerin gezdiklerine inanmak biraz güç oluyor doğrusu! Şu anda her şey yer değiştirmiş sanki; bedeviler yerini zengin iş adamlarına, develer yerini son model arabalara, çöller ise akıl almaz ama! yerini yemyeşil vadilere lüks villalara dünyada ilk ve tek yedi yıldızlı oteli olan Burj Al Arap Oteli'ne bırakmış.
Birleşik Arap Emirlikleri; Dubai -Abu Dhabi (Abu Dabi) - Sharjah - Ajman - Umm Al Quwain - Ras Al Khaimah -Fujeirah olmak üzere 7 emirlikten oluşur. Ancak en gözde yerleri; ticari başkent Abu Dabi ve tabii ki de dünyaca ünlü turistik başkent Dubai'dir.
BAŞKENT: ABU DABİ
Abu Dabi'nin turistik alanda Dubai ile bir yarış halinde olduğu söylenebilir. Ancak bu iki emirliğin turist potansiyeli alanında ciddi farkları vardır. Dubai; gezmek, alışveriş yapmak yeni yerler görmek için gelen ziyaretçileri ağırlarken, Abu Dabi ise daha çok iş görüşmeleri anlaşmalar ve toplantılar için gelen turistleri ağırlamaktadır.
Abu Dabi'de; mimari harikası yapılar, palmiyeler, lüks villalar, şık alışveriş merkezleri ilk göze çarpan şeylerdir. Abu Dabi her ne kadar Dubai kadar gözde bir tatil merkezi olmasa da, burada da eğlenceli dakikalar geçirebileceğiniz mekanlar bulabilir, gezebilir, yapıları hayranlıkla izleyebilir, doldurma zeminlerde yapılan plajlarda denizin keyfini çıkarabilir ve tabii ki de uçsuz bucaksız çöllerin nasıl olurda böyle bir yeşil vahaya dönüştüğüne hayretler içinde tanıklık edebilirsiniz.
Bedevi Kasabaları: BAE'de düzenlenen, Bedevi Kasabaları turlarına katılabilirsiniz. Arapların, BAE'de petrol bulmadan önce nasıl bir yaşam sürdüklerini, Ferrari değil de deve sırtlarında nasıl yolculuk yaptıklarını, eğlenmek için yedi yıldızlı otelde değil de, çöllerde, kumların üzerinde dansözler eşliğinde nasıl eğlendiklerini merak ediyorsanız. Bu turlara katılıp Arap kültürünü daha yakından öğrenebilirsiniz.
Dubai müzesi: Arap kültürü hakkında, daha detaylı bilgi edinmek isterseniz; "Al Fahidi Kalesi" içinde yer alan müze tam aradığınız yer. Eskiden saray ve hapishane olarak kullanılıyormuş. Bu müzenin alt katında olan ve son teknoloji ile yapılmış soğutmalı bölüm ziyaretçiler tarafından çok ilgi çekmektedir. Bu bölümde, geçmişten bugüne BAE’de yaşananları olayları slayt ve foto görüntüleriyle anlatılmaktadır.

DUBAİ
Modern bir Arap şehri, kilometrelerce uzanan plajları, uzaktan görünüşü bir yelkenliye benzeyen dünyanın 7 yıldızlı tek oteli olan Burj Al Arap'ın görkemi, çevrede bulunan ihtişamlı villaları, çölde safari yapma heyecanı, sahilde palmiyelerin altında güneşlenmenin keyfi, ve tabii ki de gönlünüzce alışveriş yapma imkanı ile Dubai'de tatil bambaşkadır.
DAMAK ZEVKİ
BAE'de her emirlikte, dünya mutfaklarından seçenekler bulabilirsiniz. Yoğun turist potansiyeli olan bu ülkede, her zevke hitap edecek bir çok restoranla karşılaşabilirsiniz. Fakat siz bu kadar yol gidip de, tadını bildiğiniz bir yemeği yemek yerine, Arap yemeklerinin tadına bakmak isterseniz, Arap yemekleri hakkında size biraz bilgi verelim. Genel olarak Türk mutfağına benzeyen bir yemek kültürü var. Fakat baharatları yağları ve farklı yemek pişirme tarzları sayesinde, yemeklerinin tatları, Türk yemeklerinden ayrılıyor. Mesela Türk mutfağından çokta alışık olduğumuz patlıcan yemeğini BAE'de fırında pişiriliyor ve Türkiye'de zor rastlayacağınız farklı bir patlıcan türüyle size sunuluyor. Ayrıca Hurma Dolması adlı yemekleri ise tatlı ve peynirli bir karışımdan oluşan değişik bir lezzettir.
ALIŞVERİŞ
BAE'de alışveriş olanakları için söylemek gereken ilk şey. "Gönlünüzce alışveriş yapın" çünkü burada vergi uygulaması yok. Almak istediğiniz, fakat üretildiği ülkede bile çok pahalı olduğu için alamadığınız bir ürünü burada çok çok daha ucuza bulabilirsiniz. BAE'yi turistlerin tercih etmelerinin en büyük nedenlerinden biriside alışveriş kolaylığı ve rahatlığıdır.
Eğer teknoloji ve özellikle bilgisayar tutkunuysanız, Dubai'de bulunan "Al Arn Center" yani "Computer Plaza" aradığınız her şeyi bulmanızı sağlayabilecek bir yer.Deira: Burası İstanbul'un tahta kalesi gibi bir yerdir. Dubai'den yaklaşık 15 dakikalık bir motor yolculuğu ile ulaşabileceğiniz bu yerde; cep telefonları, bilgisayarlar ve birçok teknolojik aleti görebilirsiniz. Bütün dünyaya elektronik eşya dağıtımı buradan yapıldığı için son model ürünleri burada bulabilirsiniz. Ayrıca Deira'da sadece teknolojik aletler yok! baharatçılar çarşısında değişik birçok baharat bulabilir, Hintlilere özel olan "Hint İpeği" satın alabilirsiniz. Deira'ya gelmek için yapacak olduğunuz motor yolculuğu sayesinde, alışveriş keyfinin yanı sıra Dubai'yi başka bir gözle denizin üzerinden seyretme fırsatını yakalayabilir, hem de diğer emirliklere nazaran daha ucuza alışveriş yapabilirsiniz.
BAE'de alışverişi; teknolojik aletler, baharatçılar ve kumaşçılarla sınırlı değil. Son moda tekstil ürünleri, takılar, çantalar ayakkabılar BAE'de bulunan büyük alışveriş merkezlerinde mevcut. "Holiday Center", sahil kesimi olan Jumeriah'da yer alan "Dune Center", "Beach Center" , "Markaz Al Jumeirah" , "Palm Strip" ve "Wafi Center" gibi yerler BAE'de bulunan alışveriş merkezlerinden sadece bir kaçıdır.
EĞLENCE ZAMANI
Eğlence anlayışınız eğer macera ise çölde safari yapmalısınız, Toyota Pradalar ile uçsuz bucaksız çöl tepelerinde çok güzel bir gün geçireceğiniz muhakkak. Yalnız hatırlatmamıza gerek var mı bilinmez ama! Arap Emirlikleri'nin çöllerinde, bir yanda heyecan, bir yanda ise fazla sıcaklıktan dolayı sağlığınıza dikkat etmelisiniz.
Birleşik Arap Emirlikleri'nde gece eğlencelerinizde alkol almak isterseniz, dışarıdan herhangi bir yerden bunu temin etmeniz biraz zor. Müslümanlara içki satışı yasak, fakat almak isterseniz de, BAE'nin 7 emirliğinden biri olan Ajman'a gidip içki satın alabilirsiniz. Ancak bar ve otellerde içki tüketimi serbesttir.
Eğlence ve bar kültürü olarak kendini aşmayı başarmış bir ülkedir BAE, bundan 30 yıl önce oldukça sıkı kuralları olan Araplar şu anda dünyanın 4 bir yanında ki ünlü bar ve restoranların bir kolunu da burada açılmasına izin vermiştir. Özellikle Dubai ve Jumeria Beach bölgesinde dünyaca ünlü "Planet Hollywood" gibi eğlence mekanlarını, bar ve restoranları bulabilirsiniz.
EMİRLİKLER ARASI ULAŞIM
Birleşik Arap Emirliklerinde, emirlikler arası ulaşımınızı sağlayabileceğiniz çok sayıda otobüs firması vardır. Ülkede iyi bir kara yolu ulaşım ağı kurulmuştur. Üç uluslararası hava limanına ve gelişmiş iki limana (Abu Dabi ve Dubai) sahip olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir emirlikten bir emirliğe ulaşımınızı uçakla da kolaylıkla sağlayabilirsiniz.
ŞEHİR İÇİ ULAŞIM
Birleşik Arap Emirlikleri’nde şehir içi ulaşım için taksi seçeneğini rahatlıkla seçebilirsiniz. Burada petrolün ucuz olmasında kaynaklanan bir nedenden dolayı taksiler, çok ucuz rahat ve konforludur. Ayrıca, yürüyerek bir yerden bir yere gitmeye tercih ederseniz, caddelerde ve sokaklarda karşınıza çok sayıda tabelalar çıkacaktır. Bu da Arapların eski yıllarda çöllerde kayboldukları için, modern şehirde önceden bir önlem alma yöntemi olsa gerek!
Önemli şehirleri : Dubai, Abu Dabi
Uçuş süresi: 4 saat ( İyi yolculuklar)
Para birimi: Dirhem
Yüzölçümü: 82 800 kilometrekare
Saat farkı: Saatlerinizi 2 saat ileri almayı unutmayın!
Resmi dil: Arapça ama genellikle her yerde İngilizce anlaşılır
Başkenti : Abu Dabi
Sıcaklık : Hava sıcaklığı kışın 25 ile 30 derece arasında yaşanırken yazın ise 48 dereceye kadar yükselmektedir.
Nüfus: Yaklaşık 3.1 milyon
Vize: Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye'ye vize uyguluyor, fakat bir otelden rezervasyonunuz varsa vize konusunda çok kolaylık sağlıyor.

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Nasıl telefon edilir: 00+90+alan kodu+telefon numarası ( Cep telefonları çalışmaktadır.) Türk konsolosluğu: 314 788 Po box 9221 Dubai Telefon kodu : 00 971 ( Her emirlik için ayrı kodu vardır. Dubai: 4)

2008-09-08

İTALY


Pizza kulesi, enfes pizzaları ve daha bir çok özelliği ile İtalya...

Önemli şehirleri : Roma, Floransa, Venedik, Napoli, Milano, Torino, Ravenna, Genova
Uçuş süresi : 3 saat ( İyi yolculuklar)
Para birimi: Euro
Yüzölçümü: 301.323 kilometrekare
Saat farkı: Saatlerinizi 1 saat geri almayı unutmayın!
Resmi dil: İtalya'nın resmi dili olan İtalyanca’dır. İngilizce ve Fransızca genelde anlaşılır
Başkenti : Roma
Sıcaklık : Akdeniz ikliminin görüldüğü İtalya'da yazlar sıcak ve kurak, kışlar güneyde ılık, kuzeyde ise soğuk geçmektedir .Yaz ortalama sıcaklık: 20 derece. Kışın ise ortalama sıcaklık: 11 derece olur.
Nüfus: Yaklaşık 58.720.890
Vize: Schengen vizesi gerekmektedir
ÖNEMLİ TELEFONLAR
Nasıl telefon edilir: 00+90+Alan kodu+ Telefon numarası. (Cep telefonu çalışmaktadır.)
Türk konsolosluğu: Via San Barnaba, 30 Milano (00-39-2) 551 3370 Milano Linate hava alanı: (00 39 2) 281 06306
Telefon kodu : 0039 Roma:06, Milano:02, Floransa: 55, Venedik: 41,
Ambulans: 118
Polis: 113 (Carabinieri 112)
BAŞKENT: ROMA
Colosseum
Adını duymak bile insanın içine romantizm, gizem ve büyülü duygular yaymaya yetiyor. Evet Roma aşıkların ve romantizm kenti... Roma’da gezdikten sonra size kattığı şeylere hayret edeceksiniz. Colosseum binasının mimarisi ve eski yıllarda yapılan gladyatör savaşları sizi heyecanlandıracak, İspanyol merdivenlerinden yukarı tırmanırken kendinizi kraliyet zamanlarında ki kral ve kraliçeler gibi hissettirecek, kiliselerin yapılış hikayeleri ve efsanelere dönüşmüş anıları ilginizi çekecek ve aşk çeşmesine para atıp dilek dilerken yüzünüzde büyük bir gülümsemeyle bir daha ne zaman buraya gelebileceğiniz planlarını yapıyor bulacaksınız kendinizi.
ŞEHİR: MİLANO
Alışveriş için tercih edilen bir şehir olan Milano, genellikle mağazaları, lüks kafelerinde keyifle içilen bir bardak şarap eşliğinde size sunulan manzarası, futbol tutkusunun dolu dizgin yaşandığı statları... Milano’da yapılabilecek, keşfedilecek o kadar çok şey var ki! Siz bu fırsatı kaçırmamaya çalışın. Milano’yu fotoğraf karelerinde gördünüz mü? İşte o fotoğraf karelerindeki, yapımı 500 yılı alan 135 sivri kule ve minik heykellerle dolu olan bu yapı Milano Katedrali’dir.
Vıttorıo Emanuele Galerisi katedraller ve müzeleri gezmek ne kadar ilginizi çeker bilinmez ama, en azından önünden geçerken kafanızı kaldırıp bir bakın ve bu muhteşem yapıların mimarisi sizi büyülemeye yetsin.

ŞEHİR: VENEDİK
Gondollar, köprüler, kanallar, tarih ve karnavalları ile büyüleyici bir atmosfer. 117 su kanalı ve 400 köprülü su labirentine sahip olan Venedik’te gondollarla gezi yaparken altından geçtiğiniz köprülerin güzelliğine hayran kalabilirsiniz.
San Marco (St. Mark) Meydanı: Dünyanın en güzel meydanlarından biri olan meydan, etrafta uçuşan güvercinleriyle ünlüdür. Venedik’in merkezi olarak adlandırılır.
Dükler sarayı: Venedikliler için manevi değeri çok yüksek olan bu saray, güç ve ihtişam sarayı olarak düşünülür. Sarayın avlusu heykellerle canlılık kazanırken, içi ise sanatın izlerini taşımaktadır.
Campanile (Çan Kulesi): Kuleleriyle de göz dolduran Venedik’in en önemli kulesi ise Campanile'dır. (Çan Kulesi) 99 metre yüksekliğinde olan bu kule, gondol gezilerinizden biraz zaman ayırıp Venedik’e birde tepeden bakmanız için bulunmaz bir fırsattır.
ŞEHİR: FLORANSA
Permesan peyniri, zeytinyağı, ünlü küçük butikleri Floransa denince aklınıza bunlar mı geliyor? İtalya tam anlamıyla katedral ülkesi her şehirde ayrı güzellikte bir katedral var.
Santa Marıa Del Fıore (Dom) Katedrali: Mermerlerinde ki zümrüt yeşilinin, bu yapıya ayrı bir büyü kattığını ve İtalya bayrağının renklerinden ilham alınarak yapılması gibi ince detaylara dikkat etmelisiniz. Bu katedrale ulaşmak için bir kaç merdiven tırmanmanız gerekiyor ancak, sonunda bir yanınızda katedral, bir yanınızda Floransa manzarasının keyfi ile bu yorucu tırmanışa değeceğiniz göreceksiniz.
Michelangelo, Leonardo da Vinci, Dante, Machiavelli, Galileo ve Medici gibi büyük sanatçıların yaşadığı bir şehirde kendinize ait neler bulunmaz ki? Arno Nehrinin üzerinde bulunan köprüler ise ayrı bir dünyadır. Köprülerin en dikkat çekici olanı ise "Ponte Vecchio" köprüsüdür.
Pizza Kulesi (Piza Bölgesi)
Yapımı 1350 yılında tamamlanan, İtalya resimlerinde genellikle görmeye alışık olduğumuz meşhur eğik kule, Pizza Kulesi... Yıkılma tehlikesi var mı? Yok mu? Bu bir yapım hatası mı? Zemin bozukluğu mu? Burayı gördüğünüzde aklınızdan o kadar çok soru geçecek ki! Belki de bu yapıyı bu kadar meşhur yapan bu sorulardır. Siz en iyisi Pizza Kulesi’ni görmeden bu sorularla kafanızı fazla yormayın! Bu yapıyı karşınızda gördüğünüzde, kafanızda ki soruların hepsini bir kenara bırakıp, sadece seyretmekle kalacaksınız.
NE YESEK?
İtalya, yemek kültürünün çok geliştiği ülkelerden bir tanesi. Muazzam sofraları, Napoli’de yenen pizza, İtalyan peyniri, şarapları makarnaları pastaları... bütün mükemmel tatların hepsi bir arada İtalya'da. Bu ülkede her şehir ayrı bir yemeği ile ünlü demek yanlış olmaz herhalde! Pizzayı İtalya'da her şehirde bulabilirsiniz, ancak Napoli'de pizza keyfi başkadır. Burada pizzanın her çeşidini bulmanız mümkün, nede olsa pizza cennetindesiniz. Eskiden sadece margarita, yani domates ve peynirle yapılan pizzaya zamanla her çeşitten garnitür konularak çok farklı tatlar ortaya çıkartmıştır. İtalyanlar, pizza ve makarnalarına lezzet katan özel soslarını bir sır gibi saklamaya özen gösterirler. "Salsa di pomodoro" yani sade soslu makarna, İtalya'nın en meşhur makarnasıdır. Napoli ve Roma’da en lezzetli makarnaların tadına bakabilirsiniz. İtalyan şarapları ise tadına bakmadan dönmemenizi öneririz. Özellikle, Barbera, Sicilya, Bardolino, Barolo ve Merlot şarapları; sunumlarına verilen özen, bardak seçimleri mükemmel tatları ve bunun yanında İtalya’da olmanın verdiği keyifle adeta size başka başka hayatlar yaşatacak. İtalya hakkında bir kaç ufak ayrıntı ise, reçel ve biftek hakkında olacaktır. Arno Nehri'nin kıyısında Floransa usulü bifteğin ve İtalya reçellerinin tadına bakmadan dönmeyin.
NE ALSAK?
İtalya en ünlü tasarımcıların, en ünlü butiklerin ülkesidir. Milano, Venedik, Floransa; İtalya’da modanın kalbinin attığı şehirlerdir. Valentino, Ferre, Ellesse gibi dünyaca ünlü İtalyan markalarını kendi ülkesinde bulmak, İtalyan imzalı bir takım elbiseyi buradan almak size çok büyük bir keyif verecektir.
Küçük butikleri Floransa’da, dünyaca ünlü moda evlerini Venedik’te ve hem küçük butik hem büyük mağazalar ve ünlü markaları bir arada bulabileceğiniz yer ise; Milano, "Corso Vittorio Emanuello" ve "Via Monte Napoleone" caddeleridir. Güzel bir kumaş alıp yetenekli bir terzinin ellerinden çıkmış bir elbise giymek isterseniz adresiniz, Floransa’da bulunan "Tornabuoni Caddesi" olmalıdır.

2008-08-23

Hawaii and Florida Travel and TourismTravel

HAWAii
ABD'nin eyaletlerinden birisidir. Kuzey Büyük Okyanus'da, anakaradan 3.700 kilometre uzaklıkta, bir adalar grubudur.M.Ö. 1000 sıralarında diğer polonezya adaları tarafından işgal edilmiştir. Yaklaşık 800 yıl boyunca çeşitli kabileler buraya yerleşmiş, huzur içinde kültürlerini ve dinlerini devam ettirmişlerdir. 1778 yılında İngiliz Deniz Kaptanı James Cook, Hawaii takımadasına yelken açmış ve ilk Avrupa-Hawaii ilişkisini yaratmıştır. Yine de tarihçiler bu adaya Avrupa'dan ilk gidenin bir İspanyol olduğunu tartışırlar. Avrupa ile ilişkiler sonucu bazı krallar tüm Hawaii adalarının kontrolünü almaya çalışmışlardır. Örneğin, ünlü Kamehameha Avrupalılarla ticaret yaparak onlardan barutlu silahlar elde etmiştir. Hawaii'de bilinmeyen barut teknolojisi sayesinde Kamehameha yavaş yavaş tüm adaları işgal edebilmiştir. Ona karşı çıkan bazı kabileler, oklarla ve mıraklarla kendi ülkelerini koruyamadıklarından, çareyi yüksek uçurumlardan atlamakta bulmuşlardır. İntihar, onlar için teslim olmaktan çok daha iyi idi.Kamehameha'nın kazandığı topraklar ancak 1893'e kadar dayanabilmiştir. Son kral olan Liliuokalani, Hawaii Reform Partisi (Reform Party of the Hawaiian Kingdom) tarafından yıkılmıştır. Son diktatörlükten sonra bir cumhuriyet kurulmuş, ve dış ülkelere kapalı olan Hawaii ticareti, dünya ekonomisine katılarak üretimini ve ticaretini büyük ölçüde geliştirmiştir. Son olarak 1898'de Amerika himayesi altına girip, 1959'da bir referandumla Amerika Birleşik Devletleri'nin 50. ve sonuncu eyaleti olmuştur

Coğrafya:Tüm Amerikan eyaletlerinden en güneydeki olan Hawaii, birçok açıdan diğer eyaletlere göre çok farklıdır. Tek ada eyaletidir. Volkanlardan çıkan lavdan dolayı alan olarak hep büyümektedir. Bugün bildiğimiz Hawaii, su altı volkanlarından çıkan lavların katılaşıp kayalara dönüşmesiyle oluşmuştur.Bu takımada yaklaşık 18 küçük adacıklardan ibarettir. Fakat bunların sekizi ana adalar olarak tanımlanır. Bunlar Ni'ihau, Kaua'i, O'ahu, Moloka'i, Lāna'i, Kaho'olawe, Maui, ve Hawai'i adalarıdır. Hawai'i adası en büyüğü olduğu için ona daha çok Büyük Ada (Big Island) diye hitap ederler. Bu ismi takmalarının bir diğer nedeni ise bu adanın ismi takımadanın ismiyle aynı olmasıdır.Bu adalar yüksek ve volkanik dağlarıyla ünlüdürler. İklimi ve volkanik toprağı bitki yetişimine çok elverişlidir. Lavların içindeki minerallerle oluşan toprak, dünyanın başka yerlerinde görülmemiş bitkilerin ve hayvanların oluşmasıni sağlamıştır.

İklim
Hawaii iklimi tipik bir tropikal iklimine benzemez. Okyanusla kaplı ve kıtalardan uzak olduğundan dolayı, sıcaklık yıl genelinde fazla değişiklik göstermez.

Sıcaklık genellikle 27°C ve 16°C arasıdır. Kar fazla bulunmaz, fakat Büyük Ada'nın (Big Island'ın) Mauna Loa ve Mauna Kea dağlarının tepelerinde zaman zaman kar görülür. Hawaii'de yağışlar bol ve tahmin edilemezdir. Aynı günde bol yağışlı ve sonra güneşli bir hava görülebilir. Kaua'i adasındaki Waialeale dağı, dünyadaki en fazla yağış alan ikinci yerdir.Her adada iki iklim bulunur. Yüksek dağlardan dolayı bulutlar adanın bir tarafında kalırken, öbür taraf fazla bulut almaz. Bu nedenle her adanın bulutlu yanı bol yağışlı ve yeşildir. Diğer taraf ise güneşli ve kuraktır. Örneğin Büyük Ada'nın (Big İsland'ın), Mauna Loa ve Mauna Kea dağları doğudan gelen bulutları bloke eder. Bundan dolayı doğudaki Hilo şehri bol yağış alırken, batıdaki Kona şehri bol güneş alır. Tüm oteller ve yüzme tesisleri güneşli Kona'dadır.

Önemli Şehirler
O'hau adasındaki Honolulu şehri Hawaii'nin başkenti ve en büyük şehiridir. Burada uzun binalar, apartmanlar, ve büyük otoyolları görülür. Bazıları bu sanayileşmeyi ve kentleşmeyi adanın doğallığını ve güzelliği suistimal ettiğini düşünür. Fakat diğer şehirlere bakıldığında doğa korunmuş ve ona özen gösterilmiştir. Bu şehirlerden en önemlilerinden bazıları Hilo, Kāne'ohe, Kailua, Pearl City, Waipahu, Kahului, Kailua-Kona, Kīhei, ve Līhu'e'dir.

Toplumsal İstatistikler
2005'den itibaren Hawaii'nin nüfusu 1.275.194 olarak tahmin ediliyor. O'ahu adası da en kalabalık adadır.

Resmi Dil
Hawaii eyaletinin iki resmi dili vardır. Çoğu Hawaii doğumlu insanlar Hawaii Creole İngilizcesini konuşurlar. Bu eski Hawaiice ile İngilizce'nin bir karışımı olup, genelde konuşulan dildir. Fakat ülkede İngilizce bilen turistler hiç zorluk yaşamazlar. Çünkü şehirlerdeki tüm yol işaretleri İngilizcedir ve çoğu insanlar İngilizceyi sorunsuz konuşabilirler.Kaptan James Cook Hawaii adasını bulmadan önce Hawaiice'nin yazısı yoktu. Avrupalı misyonerler buraya Hıristiyanlığı yaymak için geldiklerinde Latin alfabesiyle kendi Hawaii yazılarını üretmişlerdir ve bu yazı tarzı bügün de devam etmektedir.Bu yazı aynı Türkçe gibi okunur. Sadece kesme işaretinde bir duraksanır, sonra kelime devam ettirilir. Örneğin Kāne'ohe söylenirken kesme işaretinde kısa bir duraksama olur. Ya da Hawai'i de, son iki "i" arasında duraksanır.Ayrıca tüm adalarda yerliler turistlere Hawaiice öğretmek isterler. Genelde öğretilen iki kelime aloha (merhaba) ve mahalo (teşekkürler)'dur. Bu kelimeler tüm restoranlarda, otellerde, havalimanında, ve hatta topluma açık tuvaletlerde bile görülebilir.

Kültür
Hawaii kültürü adanın sahillerinden, yeşil ormanlarından, büyük dalgalarından ortaya çıkmıştır. Herkeste bir yazlık havası, bir telaşsızlık vardır. Rahat oldukları kadar çok sıcak ve misafirperverdirler. Avrupa'nın ve diğer ülkelerin himayesi olmalarına rağmen kültürlerini koruyabilmişler, hatta kültürlerini yabancılara bile özendirmişlerdir. Fiziksel olarak aktif oldukları, stresten uzak durdukları için Amerikanın en uzun ömürlü insanlarıdır.Deniz bir Hawaii yerlisinin en önemli parçasıdır. Spor olarak yüzme ve sörf dallarında birçok olimpiyat madalyaları almışlardır. Dünyanın en iyi sörfçüleri Hawaii denizinin kızgın dalgalarında yetişmişlerdir. Duke Kahanamoku isimli bir Hawaiili yüzme dalında Olimpiyat Madalyası kazanmış ve sörfü yaygınlaşmıştır. Böylece sörf onun sayesinde dünyaca yapılan bir spordur. Heykeli başkent Honolulu'dadır.Bunların yanı sıra Hawaiililer adaların doğal güzelliğine karşı çok saygılıdırlar. Uzun otoyolların, yüksek binaların, ve fabrikaların kurulmalarına karşı olup doğayı kirletmemeye özen gösterirler.

2008-07-28

K I Z KUMU (Marmaris)


Ege’de tatil yapmak dahası çılgın bir tatil yapmak denilince akla gelen ilk yer Bodrum’sa ikincisi de hiç kuşkusuz Marmaris’tir. (En azından benim naçizane fikrime göre). Kalabalık caddeleri, sabahlara kadar süren gece hayatı, masmavi denizi ve eşsiz güzellikteki koyları Marmaris’i gerçekten çekici kılıyor.

Ancak bu kalabalıklarla birlikte tatil yapmak niyetinde değilseniz yani çılgınca değil de dingince bir tatil sloganı ile yola çıkarsanız bir seçeneğiniz var. Orhaniye Köyü! Efsaneleri ile ünlü bu köy kendisini ziyaret edenlere sakinliğinin ötesinde başka tatlarda sunuyor.

Yemyeşil çam ormanlarının arasında saklambaç oynayan Orhaniye Köyü, Kızkumu adı verilen kıyıoku ve burası ile ilgili efsane çeşitlemeleriyle hem sizi zamanın ötesine götürüyor hem de muhteşem bir tatili muştuluyor. Ama Kızkumu’nda yürüyüp de bunları hissetmeyen varsa ya da olursa ben doğru Bodrum’un çılgın ve aslında gün geçtikçe monotonlaşan eğlencelerine yol almasını tavsiye ederim. Ancak burada Bodrum’u kötülediğim gibi bir düşünce çıkarılmasın tabii ki şahane koyları ve köyleri olan Bodrum’da sevdiğimizi şirin, tatlı tatil beldelerimizdendir fakat buradaki hassasiyetim Kızkumu’nun olağandışı görüntüsünden ve yarattığı “Amanın denizin üstünde yürüyorum yav!” duygusundan ileri geliyor.

Efsane ile doğanın kesişimi... Bir Anadolu efsanesinde yürümek...

Bir rivayete göre!
Efsane yörede yaşayan köylülere göre değişiklik gösteriyor. Bir versiyonuna göre yüzlerce yıl önce bu yörede yaşayan Kral, kızlarını yetiştirdiği üzümlerin başında beklemelerini emretmiş. Ama bizim prensesler, tabii gençler kanları kaynayor türlü hulyalar içinde yorgunluktan uykuya dalmışlar ve üzüm leri korsanların çalmasına engel olamamışlar. (Buraya kadar hikaye süper de korsan kısmı beni biraz zorluyor). Bunun üzerine babalarının gazabından korkan prensesler kendilerini korumak için eteklerindeki taşlarla denizden karşı kıyıya geçmeye çalışırlar. Ve denizin tam ortasında taşları biten iki prenses boğulur.
Kızın adım attığı yerler kumsala dönüşür!

Bir diğer efsanede de yine bizim kral ve kralının kızı ile bir balıkçı birbirlerine aşık. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz. Hal böyle olunca,kız ile delikanlı gizli gizli buluşuyorlar tabii. Kral baba bunu zaman içerisinde öğreniyor ve bir gece takip ettiriyor kızını. Diyorlar ki; balıkçı denizden geliyor, kız kumsalda onu bekliyor, bulunduğu yeri ışıkla işaret ediyor delikanlıya. Ve kral kızı ile delikanlı,gün ağarana kadar aşk oyunları Yapıyorlar birbirlerine.Kral bir gece askerlerine kızını yakalamalarını ve kumsalda Işıkla balıkçıya işaret göndermelerini buyuruyor. Delikanlı ışığı görünce atlıyor kayığına ve kürek çekiyor bir manga askerin üzerine doğru. Kız askerlerin elinden kurtuluyor ve koşmaya başlıyor sevdiğini kurtarabilmek için ama koyun taaa öbür ucuna yetişmesi imkansız.Ama sevda bu; kural falan dinlemez, atıyor kendini sulara.İşte o anda bir mucize gerçekleşiyor!

Kızın adım attığı her yer kumsala dönüşürken peşinden koşan Askerler bastıkça denize gömülüyor onca ağırlıkla. Kız kayığa kadar koşabiliyor. Ancak bir okçu tam o anda delikanlıyı hedefleyip salıyor okunu. Heyhat!
Kız ile delikanlı birbirlerine sarılmışlardır bile ve ok gelip kızla buluşuyor.

Kırmızıya boyanan kumların anlamı
Derler ki; o kumlar, kızın kanı denize karışınca kırmızıya boyanmış. Delikanlı ise aldığı gibi gidiyor kızı, sonrasını ne gören var ne duyan!

İşte 650 metre boyunca denizin ortasına doğru uzanan kızıl taşlarıyla Kızkumu, ayak bileklerine kadar denizin içine çok uzaklara kadar yürümenizi ve kelimenin tam manasıyla dumur! Durumunu yaşamanızı sağlıyor. Kızkumunda bu efsanelerin hüznüne kapılmadan yürümeyi başarırsanız kendinizi çok iyi hissetmeniz işten bile değil çünkü iki yanınızı çavreleyen masmavi suların ortasında üzgün ve denizin içinde yürümenin keyfini belki de başka hiçbiryerde yaşayamazsınız. Öyle ki siz Kızkumu’nu üzerinde adeta bir evliya edasıyla yürürken tekneleriyle koyu ziyarete gelenler sizin dumurunuza yakın bir duyguyla size bakıp denizin içindenn yürüyen bir insan olabileceğine inanamıyorlar.

Orhaniye Köyü'nün diğer hünerleri
Öte yandan Orhaniye Köyü’nün tüm hüneri bu kadarla da kalmıyor. Kızkumu çevresinde sadece keçilerin tırmanabilecekleri kadar dir yamaçlar sergüzeşt ruhları da kendine çağıran bir güzelliğe sahip. Zaten bu koyun bir diğer adıda Keçibükü. Ancak bu yöre Kızkumu’nun dışında fazlaca bilinmiyor. Bunun nedeni ise son yıllara kadar yolların oldukça bozuk olması. Dolayısıyla mavi yolculuklara çıkanlarla denizde burun buruna gelme olasılığı da artıyor. Mavi yolculuğu tercih edenlerdenseniz gece koyda demirlediğinizde ateşböceklerinin ve denizin sesi ile burada da nirvanaya ulaşabilirsiniz. (Yani fazla uzak doğuya! gitmeye gerek yok) Yok ben almıyım köyde kalayım derseniz o vakit çoğu köyün yerlileri tarafından işletilen pansiyon ve motellerin tadını çıkarabilirsiniz. Bu arada Kızkumu’nun şirin balık lokantalarında bir balık ziyafeti çekemeyecek kadar vaktiniz ya da isteğiniz yoksa siz zaten oraya hiç gelmemişsiniz. Ya da yürümek ya da tırmanmakla bitmeyecek patikalarda, kavurucu güneşe inat şarkılar tutturmadıysanız. Eğer tüm bunları yapmışsanız zaten keçi kavesinde yaşlıların gençlik hatıratlarını paylaşın dememe bile gerek yok.

Bu da olmadı barlar sokağı
Yok bunların hiçbiri yeterli değil diyip benim sabrımı sınamaksa niyetiniz, ben yine de iki seçenek daha sunacağım ısrarla. Ya Turgut Köyü’ne gidip bir doğa harikası daha olan şelalenin buz gibi sularına kendinizi atacaksınız ya da Marmaris’in sadece 25 dakika uzakta olduğunu hatırlayarak barlar sokağının kalabalığına doğru yol alacak ve tüm anlattıklarımı unutacaksınız. Karar sizin!

2008-07-03

BELEK!!'







Belek Antalya'nın 40 kilometre uzağındadır. Yıllar önce Antalya ile birlikte anılan Belek, zamanla Antalya'dan farklı bir tatil bölgesi olarak anılmaya başlamıştır.
Belek Antalya’nın 40 kilometre uzağındadır. Yıllar önce Antalya ile birlikte anılan Belek, zamanla Antalya’dan farklı bir tatil bölgesi olarak anılmaya başlamıştır. Modern otelleri, alış veriş olanakları, bir yanda güzel yemekler yiyip bir yandan da bulunduğunuz mekanlardan keyif alabileceğiniz restoranları... ve özellikle dünya standartlarında olan golf tesisleriyle doğa ile sporu, tarih ile dinlenmeyi bir arada sunan bir tatil bölgemizdir.
BELEK’İ KEŞFET
Aspendos:
Aspendos genellikle Antalya ile birlikte anılan bir yerdir. Ancak Aspendos Belek’e oldukça yakın olduğu için uğramadan dönmemeniz gereken yerler arasında yer alıyor.
Aspendos, İ.S. 2. yüzyılın sonlarına doğru mimar Zenon tarafından yapılmıştır. Antik tiyatronun akustiği hala çözülememiş sırlar arasında yere almaktadır. Ancak sır olarak kalan sadece bu yapının akustiği değildir, bunun dışında yapılışı adına bir çok efsaneler üretilmiş ve üretilen bu efsanelerin doğruluğu ve yanlışlığı hakkında kesin bilgiler yoktur. Bu yapının geçirmiş olduğu bir çok depreme rağmen hala ayakta kalması bir yana, tiyatronun yaklaşık 20 bin kişilik kapasiteye sahip olması bir yana, adına üretilen efsaneler bir yana... bu kadar özellikleri olan bir yer görmeye değmez mi?
Perge:
Eğer Belek’te ilk olarak Aspendos’a ziyarette bulunursanız, Perge size oldukça küçük gelecektir. Ancak Grek döneminden kalma kuleleriyle ziyaretçilerin ilgi odağı olmuştur.Antalya'nın merkez ilçesine bağlı Aksu bucağının kuzeyinde yer alan eski çağ kenti Perge'nin İ.Ö.1000 yılına doğru kurulduğu sanılmaktadır.

Eskiçağ'da ün salan Artemis tapınağı günümüze kadar bulunamamış.Kentin kenarındaki onbeşbin kişilik tiyatroysa çok iyi korunmuş,oturma yerleri olduğu gibi kalmış.Hatta sahnesini önemli bir bölümüde hala ayakta duruyor.Surları da zamana meydan okuyor adeta.Antik kent Perge'de,Ord.Prof.Dr.Arif Müfid Mansel ölümüne kadar geçen sürede arkeoloji kazılarını yürütmüş.
Kentin özellikle Nymphaeion'unda çok sayıda heykel bulunmuş.Kentin kullanıldığı zamanlarda,su perileri Nymphe'lere adanmış anıtsal havuzlu çeşmedeki yekpare mermerden işlenmiş şu anda başı olmayan peri heykelinin altından akan su,2-3 metre yükseklikten düşerek,yapılmış havuz ve kanal sistemi ile şehrin agorasını bir baştan bir başa dolaşıyormuş.Şimdi ise sudan eser yok ve yanınıza yedek bir matara almadıysanız işiniz oldukça zor...

Kurşunlu Şelalesi: Çevresi ağaçlarla kaplı olan bir şelale düşünün, yeşil bir doğa mavi bir gökyüzü, beyaz köpükler... ve size eşlik edecek kuşların ve tabiatın sesi... hayal ettiğiniz yer

Burada piknik yapabilir, alabalık yiyebilir ve gizli olan mağaralarda ufak bir doğa keşfine çıkabilirsiniz.

Belek’te golf oynanır.Belek ufak bir tatil merkezi olmasına rağmen adını duyurmuş bir beldemizdir. Bunun en büyük nedeni ise doğa ile iç içe spor yapma olanağı sunan Türkiye’nin en büyük golf alanlarının bu bölgede bulunmasıdır.
Golf ün tarihi oldukça eskilere dayanır. Bu spor uzaktan bakıldığı zaman rutin bir spormuş havası verse de golf tutkunları için vazgeçilmez bir spordur. Golf oynarken, saatlerce atış yapmak ve topunuzun peşinden yürümeniz gerekir ve bu da vücudunuzu oldukça hareket ettirmenizi sağlar, bunun yanı sıra beyninizi de çalıştırmanız, topa ve oyuna oldukça iyi adapte olmanız gerekmektedir.
Belek’te bulunan golf sahalarında golf oynayabilir ya da burada bulunan öğretmenlerden golf dersleri alabilirsiniz. Ancak bu sporun oldukça pahalı bir spor olduğunu hatırlamadan da geçmeyelim.

BELEK'TE DAMAK ZEVKİ
Belek’in güzel bir deniz bölgesi olmasından dolayı bu bölgede ilk tercihiniz, deniz manzarasına karşı balık yemek olacaktır. Balık ve deniz ürünlerinin dışında, Belek’te karpuz, bergamut ve turunç reçellerini deneyebilir ve evinize dönerken bir kavanoz reçel satın alabilirsiniz.
Antalya özgü olan bir çok yemeğin, Belek’te tadına bakabilirsiniz. Bunların başında Antalya Piyazı, tahin ve limon suyundan yapılan Hibeş ve yoğurt, et, nohuttan yapılan Kulak Çorbası’nı deneyebilirsiniz.

BELEK'TE ALIŞVERİŞ
Belek’te alışveriş yapmak için çeşitli seçekleriniz var. Son yıllarda oldukça gelişmiş bir tatil beldesi olmasının en büyük getirilerinden bir tanesi bir çok yerde açılan alışveriş mekanlarıdır. Buralarda bir çok ürünü bir arada bulabilirsiniz. Ancak yöreye özgü birşeyler satın almak isterseniz, size halk pazarlarını önermemiz gerekecek, bu pazarlarda yiyecekten el ürünlerine, değişik objelerden halılara ve kilimlere kadar bir çok şeyi bulabilirsiniz.

Gez: Perge’yi gez.
Gör: Kurşunlu Şelalesi’ni gör.

Dene: Golf oynamayı dene.

Tadına bak: Yöreye özgü reçellerin tadına bak.

Hayran kal: Aspendos’a hayran kal.