2008-04-22

Rumbo de BARCELONA



Barcelona tam anlamıyla açık hava müzesi konumunda bir şehirdir. Gerek müzeleri, gerek sanata ve sanatçıya verdiği değerleri, gerek yaşam tarzları, gerek yemek kültürleri, gerek futbola ve spora olan düşkünlükleri ile İspanya’da adından oldukça söz edilen bir şehirdir.Şehir tüm ihtişamını Antoni Gaudi'ye borçludur.Barcelona bütün ihtişamını ünlü mimar Antoni Gaudi’ye borçludur. Guadi 17 yaşında Barcelona’da mimarlık eğitimi almış, önce sevdiği kadını ardından da ailesini kaybetmesinden dolayı, içine kapanık bir yaşam sürmeye başlamıştır.
Zamanla tüm hayatını sanata adamıştır. Değişik ve enteresan tarzıyla, kısa zamanda dikkat çeken mimarın en önemli yapıtlarının arasında Sagra da Familia kilisesi yer alır.

Sagra da Familia KilisesiSagra da Familia kilisesi: (Kutsal aile) Barcelona’da görülmesi gereken ilk yapıdır. Guadi’nin beklide hayatında ki tüm yaşadıklarının bir dışa vuruşu olarak yansıyan bu kilise, inanılmaz çelişkilerle doludur. Duvarları, renkleri, kuleleri ile ilk bakışta tam bir karmaşa gibi görünen bu kilise Barcelona’da sanat değeri olarak oldukça dikkat çekici bir özelliği vardır.

La Ramblas
Barcelona’nın en ünlü caddesidir. Bu cadde oldukça kalabalık neşeli ve keyifli bir caddedir. Renkli, cıvıl cıvıl mağazaları, kafeleri, hepsi birer mimari değer taşıyan evleri ile Barselona’nın kalbi gibidir. Bu sokağın sonunda Barcelona limanı çıkar karşınıza, ve burada bulunan Christopher Columbus’un heykeli, Barcelona’nın sembollerinden biridir.
Passeig de Gracia
Bu cadde Barcelona’ya yakışan caddelerden bir tanesidir. Alışveriş olanakları ile ziyaretçilerin oldukça ilgisini çeken bu cadde ayrıca sağlı sollu bulunan ünlü sanatçıların yarattığı binalarıyla da, gezilmesi gereken caddelerden bir tanesidir.
Park GuelTemiz havada, yeşillikler içinde bulunan çok güzel bir parktır. İçerisinde bulunan her şey suni olarak yapılmıştır, ama doğal parklardan hiç bir farkı yoktur adeta. Kont Eusebi Guell’in 20 hektarlık aile arazisi üzerine bir "bahçe şehir" olarak düşünülerek yapılmış olan bu yer, Gudai’nin bir eseridir. UNEISCO tarafından koruma altına alınmıştır. Çeşmeleri, duvarları, sütunları ile oldukça dikkat çekici yerlerden bir tanesidir.
Picasso Müzesi
Bu müze Picasso’nun 3000’den fazla eserini bir arada görebileceğiniz bir yerdir.Montjuic dağı: 213 metre yüksekliğinde olan bu tepeye ulaşmak için teleferikleri kullanabilirsiniz. Barselona’nın dar sokaklarını, sivri kulelerini görmek isterseniz, bu tepeye mutlaka çıkmalısınız. Her ülkeyi, her şehri tüm ihtişamıyla izlemek için hep yüksek bir yerler vardır ya! işte Barselona’yı ayaklar altına seren tepede Montjuic Tepesi’dir.

NE YESEK?
Barcelona’da İspanyol yemeklerinin yanında, Katalan mutfağından da bahsetmek gerekir. Katalan mutfağı, bol zeytinyağlı yemeklerden oluşur. Acı tatlı ve tuzlunun karışımından oluşan yemekler bulunur.Barcelona güzel bir liman şehri olmasından dolayı, bir çok yerde balık restoranları bulabilirsiniz. Özelikle Ramblas sokağından aşağıya doğru yürüdüğünüzde Barcelona Limanı'na ulaşırsınız bu limanda fazlasıyla güzel balık restoranlarına rastlayabilirsiniz.
Ancak burada eğer deniz manzaralı bir restoranda yemek yemek isterseniz, biraz parayı gözden çıkartmanız gerekebilir, ancak daha sevimli ve daha uygun fiyatlı bir yerler arıyorsanız, bunun için limanının karşısında ki ara sokaklarda küçük sevimli balık restoranlarında keyifli bir yemek yiyebilirsiniz.Barselona’ya özel bir şeyler yemek isterseniz, Paella'yı deneyebilirsiniz. Paella; tavuk, pirinç, safran, kalamar, midye gibi bir çok deniz ürününün çeşitli karışımlardan ede edilen bir yemektir. İspanya’da ayrıca patatesli omleti de denebilirsiniz.
İspanya'da kilo alabilirsiniz!İspanya’da yemek yemeden önce bilmeniz gereken ilk şey bu ülkeden dönüşte biraz kilo alabilirsiniz. İspanyollar aşırı derecede yemek yemeye düşkün insanlardır. Günde üç dört kere yemek yiyen İspanyollar, akşam yemeğinin arkasından, 23:00’den sonra bir de gece yemeği yerler. Sizde Barcelona’da İspanyolların yemek tarzına ayak uydurmak ancak kilo almak istemezseniz, geceleri Barcelona’da bolca bulabileceğiniz meyve ve sebze yiyebilirsiniz.
NE ALSAK?
Size Barcelona gezinizi en güzel şekilde hatırlatacak olan bazı ürünler vardır. Matador kıyafetleri, boğa güreşi pelerinleri... Eğer boğa güreşine ilginizi çekmiyorsa, o zaman satın alabileceğiniz bir diğer ürün, flemenko dansına özgü aksesuarlar olabilir, bu aksesuarların başında yelpazeler gelir. Renkli ve desenli olan yelpazeler, flemenko dans kıyafetleri kendiniz ve sevdikleriniz için çok güzel birer hediye olacaktır.

EĞLENCE ZAMANI
Barcelona’da eğlence anlayışı sabahlara kadar süren bar ve gece klüpleriyle oldukça yoğun ve eğlenceli geçer. Flemenko gibi eğlenceli bir yöresel danslarının bulunması Barcelona’da gece hayatını oldukça heyecanlı ve eğlenceli yapmaktadır. Yalnız burada eğlence hayatı sadece, flemenko ile sınırlı değildir.

Borne Meydanı'nda bulunan, barlarda farklı eğlence tarzlarına uygun mekanları bir arada bulabilirsiniz. Özellikle Ramblas caddesinde bulunan küçük küçük barlar sabahlara kadar eğlenmek için oldukça ideal yerlerdir. Bu barlardan birine girip bir yudum bir şeyler için, oradan çıkın arkasından yanında bulunan bara girin, burada mekanın ortamına bakın ve çıkın. Böylece bir gecede, burada bulunan bütün mekanları tek tek incelemiş görmüş ve hepsinde ayrı ayrı eğlenmiş olursunuz.
Cava şarapları
Cava mahzen anlamına gelmektedir. Cava şarapları Barcelona’da oldukça meşhurdur. Hem çok pahalı olmayan fiyatlarıyla, hem de lezzetleriyle, dünya çapında oldukça ilgi çekici şaraplardandır. Özellikle pembe cava şarabını Barcelona’da denemelisiniz.
Boğa GüreşiBarcelona’da boğa güreşini anmamak olmaz. Eski zamanlarda matadorların öldürdükleri boğaların kanıyla güçlenip yeniden doğacaklarına inanırlarmış, bu inanç zamanla, bir gösteri bir şölen haline dönüşmüş ve artık İspanya denilince akıllara gelen ilk şey boğa güreşi olmuş. Bu gösteriler hayvan haklarına bir saldırı mıdır değil midir? Bu büyük bir tartışma konusu fakat, kırmızı pelerinlerini savuran matadorlara, "oleyy oleey" bağrışları içinde kırmızı gül atmak isterseniz İspanya’da arenalarında yer bulmak için birkaç gün önceden biletleri satın almanız gerektiğini unutmayın.

Flemenkoİspanyanın halk dansı olan flemenko, güzel İspanyolların kızlarının ayaklarını hafifçe yere vurarak, elleriyle ritim tutarak yaptıkları güzel ve gösterişli bir dans çeşididir. Bu dansta özellikle renkli kıyafetler, ellerde sallanan yelpazeler ve kıyafetleri tamamlayan saçların arasına takılan güllerle, hem göze hem kulağa hitap eden bir dans bir şeklidir.

BARCELONA’DA ULAŞIM
Barcelona’ da ulaşım kolay ve rahattır. Barcelona’da bir yerden bir yere ulaşmak için oldukça gelişmiş olan metro seçeneğini kullanabilirsiniz.Gez: Picasso müzesini gez. Gör: Sagra da Familia kilisesi gör. Dolaş: Ramblas sokağında dolaş.Satın al: Yelpaze satın al.Tadına bak: Deniz ürünlerinin tadına bak. Hayran kal: Antoni Gaudi’nin eserlerine hayran kal.

BARCELONA BİLGİLERİ
Uçuş süresi: 3,5 saat
Para birimi: Euro
Yüzölçümü: 487 kilometrekare
Saat farkı: 1 saat geri
Resmi dil: İspanyolca, Katalunca Fransızca ve İngilizce genellikle bilinir
Sıcaklık : Ülkenin genelinde kışlar soğuk, yazlar sıcak ve kuru geçen bir iklim hakimdir
Nüfus: Yaklaşık 1.6 milyon
Vize: İspanya Türk vatandaşlarına vize uygulamaktadır.
ÖNEMLİ TELEFONLARNasıl telefon edilir:
00+90+alan kodu+telefon numarası
Türk konsolosluğu: Cal1e Rafael Calvo 18-2 A1B Madrid Tel: (1) 319 8064
Telefon kodu : 34
Barcelona: 93
Ambulans: 91/522-2222
Polis: 091

2 yorum:

haydar baloglu dedi ki...

Bir mesaj göndermek istedim,içinde dostluk olsun.Birden sen geldin aklıma can dostum.Bu mesajla sana iyi akşamlar dileklerimi ve sevgilerimi gönderiyorum, lütfen kabul et dostum.iyi akşamlar,sevgiler.
msn eklemek isterisen:haydarbaloglu@windowslive.com
dua ile kalınız...

Kadınlar_Kulübü dedi ki...

BİR DOSTLUK ÖYKÜSÜ

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği
bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Diğer alemde
bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya
başladılar.Adam çok susamıştı, biraz su
bulabilmek ümüdiyle yürümeye devam
ederken, birden kendilerini muhteşem
bir manzaranın karşısında buldular.
Rengarenk çiçekler,süsler içerisinde bir
bahçe, altından yapılmış bir saray kapısı
ve onları karşılayan beyazlar içerisinde
bir melek. Adam köpeği ile birlikte meleğe
yaklaştı ve sordu. "Burası neresi?"
Melek gülümseyerek ; "Burası Cennet" dedi.
Adam bunun üzerine sevinçle "Harika!" dedi
"Peki bana biraz su verebilir misiniz?
Melek; "Tabi" dedi "İçeri girin, içeride dilediğiniz
kadar su içebilirsiniz." Adam köpeğine
seslenerek "Haydi, gidiyoruz" dedi fakat melek
"Hayvanlar buraya giremez" diyerek köpeğin
içeriye girmesine engel oldu. Adam,
susuzluktan bitap düşen köpeğine kıyamadı.
Onu dışarıda bu halde bırakıp cennete
giremezdi, asıl bu günahtı. Ve adam geldikleri
yönün tam tersi istikamete doğru köpeği
ile birlikte yürümeye devam etti.

Bir süre sonra kendilerini bu kez tozlu,
çamurlu bir yolda buldular. Yolun sonuna
geldiklerinde, çiftlik girişini andıran bir kapıyla
karşılaştılar. Yırtık, pırtık elbiseli bir dede
çıktı karşılarına. Adam sordu;
"Bana biraz su verebilir misiniz?"
Dede "içeri gel" dedi. "Şurada, sag tarafta bir
çeşme var" Adam "Peki bu hayvancağızı da
içeriye sokabilir miyim? o da çok susadı..."
Dede "Tabi"dedi. "Çeşmenin yanında
köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın."
Adam köpeği ile birlikte kapıdan içeriye girip
biraz ötedeki çeşmeden doya doya suyunu içti.
Köpek de oracıkta bulunan kaseden doya doya
suyunu içerek, susuzluğunu giderdi. Sonra adam
geri dönerek, girişte bekleyen dedeye sordu;
"Suya doyduk. Allah razı olsun. Peki ama
burası neresi?" Dede "Burası cennet" dedi.
Adam iyice şaşırmıştı. "Ama nasıl olur?!
az önce burası gibi kırık, dökük olmayan
muhteşem bir yere gittik ve kapıdaki melek
oranın cennet olduğunu söyledi... Dede;
"Şu rengarenk çiçeklerle süslü, altın kapılı
yer mi?" dedi. "Orası cehennem" Adam iyice
şaşırmıştı. "Peki ama oradakiler buranın
adını kullanarak insanları kandırıyorlar diye hiç
kızmıyor musunuz?" Dede gülümseyerek
yanıt verdi; "Kızmıyoruz. Çünkü onlar, kendi
çıkarları için arkadaşını, başka canları yarı
yolda bırakanları cenetten uzak tutuyorlar."

Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın.
Sadece insanları değil, hayvanları da sevmek,
korumak, kollamak bir insanlık görevi, dostluk
örneğidir.

Bir dostun! üzüntüsüne herkes sempati duyabilir,
bu çok kolaydır. Bir dostun başarısına sempati
duyabilmek ise çok sağlam bir karakter gerektirir.

DOSTLARINIZA DOSTLUĞUNUZU
HİSSETTİRİN.

DOSTLUK HAFTAMIZ KUTLU OLSUN ARKADAŞIM, HER ZAMAN DOSTCA, SEVGİYLE, SAYGIYLA KALMAK UMUDUYLA…